korona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2020 Perşembe

Türkiye'nin Amazon'u: Bördübet

Korona salgını sonrası normalleşme ile birçok yasak 1 Haziran’da kalktı. Bunlardan biri de şehirlerarası seyahat kısıtlaması… Tatil planları da böylece yavaş yavaş gözden geçiriliyor. Mutluluk Destinasyonu olarak size güzel bir teklifimiz var. Uzun bir süre evlerde kalarak bunaldık ve artık nefes almak istiyorsanız, sizleri Muğla’nın Marmaris semtindeki Bördübet Köyü’ne götürüyoruz. Tabii; yine de kurallara uymamız gerekiyor. ‘Sosyal mesafe’ uzaklığında, maske takarak en iyi izole olmuş yer olan Bördübet’in içlerine sokuluyoruz. Biraz enerji toplamak ve korona endişesini unutmak istiyoruz.

Marmaris’ten Datça’ya doğru giderken; Bördübet tabelası sağınızda kalacak. O yol sizi, ‘saklı cennet’ ile tanıştıracak. 20 dakika “çam ağaçları” arasından, köy yollarından geçeceksiniz. Sonunda sessizliğin ardında saklanmış turkuaz bir koy sizi karşılayacak. Kısa süre içinde huzur hücrelerinize dolacak. 

Uçsuz bucaksız çam ormanları, deniz seviyesine gelmeden tertemiz kokusuyla sizi yenileyecek. Yeşil ve mavi tonları burada birbirine karışırken; Bördübet’i en iyi anlatan kelime “şirinlik” olacak. Trafik, karmaşa, egzoz dumanı ve yüksek binaların olmadığı Bördübet, bitki, kuş ve hayvan çeşitliliğiyle sakin bir hayatın, yavaş temponun “iyileştirici” yanını yaşayacaksınız.

Hisarönü’ne bağlı olan Bördübet’te orman ve deniz birbirine karışmış olarak yaşanıyor. Kalabalıktan ve gürültüden arınmış Bördübet’te Gökova Körfezi’ne bakan manzara ile günler uzayacak, geceler kısalacak. Başka türlüsü olmadığı için sabah saat 7’de uyanacaksınız. Çünkü tabiat uyumanıza izin vermeyecek. Kuş, horoz ve diğer hayvanların sesleri, gün ışığı sizi uyanmaya hazırlayacak. Altında su akan balkonlarınızdan balıkçıların her sabah mekânlara taze lâğos, çipura, ve ahtapot bıraktıklarını görerek, yeni günü karşılayacaksınız.

Buraya adım attığınızda metropol telaşı, karmaşa, stresten uzaklaşacaksınız. Rüyanızda kimseyi kovalamayacak, hiçbir şeyden kaçmayacaksınız, deliksiz uykular çekeceksiniz. Kahvaltı yapmadan önce kolunuza taktığınız sepetle, meyve ve sebze bahçelerinde kendinizi bulacaksınız. Bördübet’in kazları, ördekleri, kuğuları keşfe çıktığınız yolculuğunuza eşlik edecek. Albanita ve Bordolu Çocuk gibi siz de domates, biber, salatalık, roka, maydanoz, fesleğen, nane ve envai çeşit meyveleri dalından toplayacak, temiz havayı içinize çekip doğanın tadını çıkarabileceksiniz. Sularda cıvıl cıvıl koşuşturan yavrular, onları toparlamaya çalışan anneleri göreceksiniz. Sizi fark edince su yüzeyine başını uzatan bir kaplumbağa görürseniz, merak etmeyin ‘ekmek’ istiyordur.

Biz metropol sakinleri, hayatı Bördübet’teki gibi sakin ve telaşsız yaşamayı beceremiyoruz; hiç değilse burada şehirdeymiş gibi yaşamamaya çalışıyoruz. Bu yüzden kahvaltı keyfini olabildiğince uzatmaya karar veriyoruz. Organik sebzeler, enfes tatlar ile bir lezzet şölenine dönüşüyor kahvaltı… Kümesten aldığımız yumurtaları, aşçıya verip omlet yapmasını rica ediyoruz. Albanita ve Bordolu Çocuk’tan başka böyle yapan var mı bilmiyorum; ama az evvel gezdiğimiz bahçedeki bergamut, portakal, yaban mersini ile yapılan reçeller, ‘arıcılık’ ile sağlanan geçim sebebiyle en kaliteli ballar, taze peynirler ile buluşup damağımıza ve ruhumuzu hitap ediyor. Burada ekmekler, anında pişirilip servis ediliyor. Bördübet’teyseniz, ‘Rodos inciri’ yemeden dönmeyin.

Bördübet ve Hisarönü Koyu’nda yüzebilir, at binebilir, Marmaris’i keşfedebilir, Reşadiye Yarımadası’nda trekking yapabilir, sörf ve yelken gibi su sporları ile adrenalin yükseltebilirsiniz. Çarşı ve pazarlarda yerel halkın tezgâh açtığı doğal ürünleri, yöresel tatları alabilir, hediyelik eşya, kıyafet ve takı vb. alışverişi yapabilirsiniz. Konakladığınız otelden temin edebileceğini oltalarla balık tutma deneyimi yaşayıp Snack Bar’da “mangal keyfi” yapabilirsiniz. Bizim gibi otomobiliniz ile geldiyseniz, ‘Mavi Yolculuğun’ karadan yapılanı Mavi Safari’ye çıkabilir, arabayla küçük koyları dolaşabilir, yüzebilir, istediğiniz kadar kalabilirsiniz. 

Hiçbir şey yapmasanız bile yöre halkı ile sohbet etme, Bördübet’i bir de sıcak, sempatik insanlardan dinlemenin keyfini çıkarabilirsiniz. Onlara sorarsanız; bölge ismi, İngiliz askerlerinden geliyor. Öyle ki; buraya saklanan İngilizler, kuş çeşitliliği ve seslerin güzelliği karşısında Bördübet için “bird the bed” demişler ve ismi de oradan kalmış.

Bördübet’te kendinizi bir masaldan daha güzel bir yerde hissedeceksiniz. Sessizliğin anavatanı, bakir kalabilmeyi başarmış bir yer; nefes alacaksınız. Endişe, kaygı, sıkıntı, korku, öfke, hayal kırıklığı; her türlü olumsuz duygu unutulacak. Burada birkaç gün geçirmek, birkaç ay ile eşitlenecek.

Begonvillerin süslediği, Japon güllerinin güzelliğine güzellik kattığı Bördübet’te arkanızı çam ormanlarına dayayacak, yüzünüzü önünüzde alabildiğine uzanan kumsal ve masmavi Gökova Körfezi’ne dönecek, sizden mutlusu olmayacak. Temiz ve nemsiz havasıyla Bördübet, Bordolu Çocuk gibi astım rahatsızlığı olanlara da ‘iyi’ geliyor. 

Geyikli’deki gibi sürekli bir esinti olduğu için yaz günlerinde bile bunaltan sıcakların hissedilmediği Bördübet’te Albanita parmak uçlarını yüzdürüyor sadece. Neyse ki; Marmaris’te ‘mavi bayraklı’ ve güvenliği teyit edilmiş ‘korona sertifikasyonu’ bulunan plajlar, imdada yetişiyor. Yorgunluğu; “patlıcan ezmeli pizza” ve “cevizli, mantarla salata” alıyor.

Uzun sahil şeridi boyunca bir sürü bakir koy, antik kent, aktivite seçenekleri sizleri bekliyor. Bördübet’te deniz, güneş ve çam ormanları adeta birbiriyle tutku içinde, aşkla dans ediyor gibi… Tabiat güzellikleri arasında kayboluyor, huzurlu zamanlar yaşıyorsunuz. Bördübet, modern köy hayatı vaat ediyor. Şehre dönmeyi unutmuşken; damaklarda ise ay ışığındaki piknikte tüketilen, organik üzümlerden yapılmış ev şaraplarının tadı kalıyor.

31 Mart 2020 Salı

Karantina günlerini renklendirecek sanal müzeler


 Tüm dünyayı titreten korona virüs salgını nedeniyle milyonlarca insan gibi bizler de evimize kapandık. Tatil planları, hayaller ve görülecek yerler listesi şimdilik henüz bilinmeyen ileri bir tarihe ertelendi.

Ancak evde otururken de gezmek mümkün aslında. Covid 19 virüsü kuşatması sonrası dünyaca ünlü pek çok müze kapılarını gerçek dünyada kapatsa da, sanal dünyadaki misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Evden çıkmadan gezebileceğiniz müzeleri Mutluluk Destinasyonu sizler için derledi.

1- Pinacoteca di Brera - Milan

Antik ve modern tarzda pek çok İtalyan sanatçının eserini bünyesinde barındıran Pimacoteca Di Brera Müzesi’nde; Mantegna’nın meşhur ‘İsa’nın Ölümü’ tablosunu, Bellinin ‘Şefkat’ eserini ya da Cagnacci’nin dilere destan olan ‘Kleopatra’sını hiç sıra beklemeden görebilirsiniz.

 2- Galleria Degli Uffizi – Firenze

Floransa’da bulunan ve Medici ailesinin sanat koleksiyonunun sergilendiği Uffizi Galerisi’nde Botticelli’den Raffello’ya; Michelangelo’dan Rambrandt’e kadar pek çok büyük sanatçının eselerini bilgisayar başından kalkmadan inceleyebilirsiniz.

 3- Vatikan Müzesi  – Roma

Dünyanın en büyük müzelerinden biri olan VatikanMüzeleri, Roma Katolik Kilisesi tarafından Rönesans döneminde inşa edilen ve dünyanın önemli heykellerine ev sahipliği yapan bir yapıt. Vatikan’da papalar tarafından kullanılan tablo gibi halılarla, tavanlarında altın varaklı ve yüzyıllara göre ayrılmış her bölümünde farklı tablo ve heykellerin yer aldığı büyüleyici bir yer. Üstelik 440 bin metrekarelik bu devasa alanı ayaklarınıza kara sular inmeden gezme şansınız var artık.

 4- Arkeoloji Müzesi – Atina

Yunanistan’ın Neolitik dönem, Tunç Çağı, Kiklad, Miken ve Roma dönemlerine ait en büyük ve en önemli buluntularını barındıran UlusalArkeoloji Müzesi, muhteşem bir neoklasik binada yer alıyor.. Müzenin beş sürekli koleksiyonu, antik Yunan dünyasının güzelliğine dalıp keyfini çıkarmak için saatler ayırmanızı gerektirecek binlerce muhteşem objeden oluşuyor. Bu müzeye sanal tur düzenlerken, yanınıza sakızlı bir Türk kahvesi alın ve kendinizi gerçekten Yunanistan’da hissedin.

 5- Prado – Madrid

Madrid’in simgelerinden biri olarak kabul edilen PradoMüzesi, turistlerin kapısında en çok kuyruk beklediği müzelerden biri. Girişi bileti ise 15 Euro civarı. Ancak İspanya’nın en kıymetli eserlerini bünyesinde barındıran bu müze de, internet dünyasında kapılarını açtı.

6- Louvre – Paris

Fransa’nın en meşhur müzesi Louvre’da Mona Lisa’yı görmek için saatlerce beklemeniz yetmez, eğer şanslıysanız Da Vinci’nin bu eşsiz tablosunu sadece çoook uzaktan, o da birkaç saniye görebilirsiniz. Sanal müze turunda ise efsanelerin başrolündeki Mona Lisa’yı yakından ve saatlerce inceleyebilirsiniz.

 7- British Museum - Londra

British Museum, İngiltere'nin Londra şehrinde dünyanın her yanından getirilen seçkin Antik çağ yapıtları ve etnografya koleksiyonlarını kapsayan dünyanın en önemli müzelerinden biri. Lewis Chessmen ve kedi mumyaları, Elgin Mermerleri ve Akrapolis'teki Athena Tapınağı'ndan bazı eserler ile başka önemli parçalar gezilebilir durumda. 9 kattan ve 85 galeriden oluşan devasa müzenin barındırdığı 80 bin eserin yanından geçebileceğiniz gibi, "Rosetta Taşı" dahil olmak üzere 4.634 esere de yakından bakma şansınız olacak.

8- Metropolitan Müzesi - New York

Dünya müzeleri soyağacında en kıdemli yere sahip, müzelerin büyükannesi sayılan Metropolitan Müzesi’nde 52 resim galerisi, arkeolojik bölümler, dünya uygarlıkları bölümleri ve dekoratif sanatlar bölümleri var. Amerikan sanatının örneklerinin yanı sıra iki bin Avrupa resim ve heykel sanatı örneğini barındıran müzede antik uygarlıklara ait sayısız obje de yer almakta.

 9- Ermitaj Müzesi- San Pietroburgo

Hermitage Müzesi dünyanın en büyük ve en eski müzelerinden biri. Müze, 1754 yılında Büyük Katerina tarafından kuruldu ve 1852’de halka açıldı. Dünyadaki en büyük resim koleksiyonunu da içermekte ve toplamda  üç milyondan fazla öğeyi barındırmaktadır. Müze, Saray boyunca, Rus imparatorlarının eski ikametgahı olan Kış Sarayı da dahil olmak üzere altı tarihi yapıdan oluşan büyük bir komplekse sahip.

 10- Ulusal Sanat Galerisi – Washington

Dünyanın en prestijli müzelerinden biri olarak kabul edilen Ulusal Sanat Galerisi’nde iki binden fazla heykeltablo, dekoratif sanat parçaları ve Joseph E. Widener tarafından bağışlanmış birçok İtalyan porselen vardır.



Çengelköy: Boğaz'ın kenarında asırlık bir çınar

Boğaziçi’nin esintileri, yalıların alt katına, cumbalı üst katlara misafir oluyor. Bahçesi “deniz” olan Muazzez Hanım Yalısı, Server Bey Ya...